Her Private Life Yorum ve Konusu

Sonunda sahalara döndüm. 🙂 Beklenen Kore dizi yazıları gelecek ama üzülerek söylemeliyim ki artık uzun uzadıya replik çıkaramayacağım. Takdir edersiniz, artık bunun için vaktim yok. Ama tüm ayrıntıları vermeye çalıştığım, yine eğlenceli noktalara değineceğim güzel yazılar çıkacak diye düşünüyorum.

O zaman başlayalım!

Her Private Life Konusu

Park Min Young 30’lu yaşlarında bekar ve tutkulu bir fangirldir. Hayatının büyük bir bölümünü bu tutkusuna ayırmış, sevdiği şarkıcı Cha Si An için bir fan sitesi kurmuştur. Hala onun gittiği her etkinliğe fotoğraf makinesi ile katılmaya devam etmektedir. Aynı zamanda bir sanat müzesinin kuratörü olarak çalışmaktadır. İş hayatında ise bir fangirl olduğunu saklamaktadır. Ancak müze müdürü olarak gelen Kim Jae-Wook, onun çifte hayatını keşfedecek bu süreçte ise birbirlerine aşık olacaklardır.

Her Private Life 16 bölüm ve Netflix’te bulunuyor.

Her Private Life Yorum

  • Diziye şüphesiz Kim Jae Wook için başladım. Bir romantik komedide başrol oynasın diye az beklememiştim sonuçta.
  • İkili şahane bir çift olmuş, bir güzel adam ve bir güzel kadın, yaşlarının birbirine uygun olması derken saç baş yoldurmayan mükemmel bir eşleştirme yapılmış.
  • Diziye gelirsem, mekanlar mükemmel, oyuncular şahane giydirilmiş, gözü okşayan her şey var.
  • Romantizm açısından gayet tatmin eden bir dizi.
  • Hiç ama hiç entrika yok.
  • Azıcık bir yerde dram yapmak istemişler gibi ama onu da hemen çözdüler.
  • Peki o zaman bu şartlarda dizinin tam tadında bir romantik komedi olması gerekmez mi, derseniz maalesef mükemmeldi diyemeyeceğim.
  • Dizi yüksek tempoda eğlenceli başladı ama 8 ve 14. bölümler arasında tempo düştü. Son iki bölümü ise biraz zoraki izledim, Kim Jae Wook oynuyor, ayıp olmasın diye. Hahah! Kısacası yavaş ilerleyen bir dizi olarak aklımda kaldı.
  • Finaline gelirsem; gayet makul bir mutlu son yapmışlar, yıllar süren gereksiz ayrılıklar koymamışlar.
  • Yani illa izleyin diyebileceğim bir dizi olmamakla birlikte ortalama bir romantik komedi olduğunu söyleyebilirim.
Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda spoiler içerir.
Her Private Life Yorumu 2. Kısım (Spoiler İçerir)

 

  • Ryan Gold’un Cha Si An’ın binasında oturuyor olması tesadüfü biraz zorlamaydı.
  • Duk mi ile kız arkadaşını sevgili sanması, onları koruma telaşı,
  • Latte ismiyle Si An’ın izinde sayfasına üye olması ve Ryan’ın elbiseli kadın halleri,
  • Sarhoş olduğu zamanki halleri,
Hoştu.
****
  • Ryan’ın arabayı durdurup o benim kız arkadaşım diye çıkışta bulunması,
  • Duk mi’nin saçından eşarbı çıkarmaya çalışması, (biraz mümkün olmayan bir dolanma olsa da 🙂
  • Yazarın evinde uyumaları ve beraber uyanmaları,
  • Duk Mi’nin artık Ryan’ın fotoğraflarını çekmeye başlaması,
  • Ryan’ın fotoğrafımız çekiliyor diye öpmesi,
  • Evde Duk Mi’nin Ryan’ın gözünü kapattığı zaman olanların hayal çıkması, (sinir oldum:)
  • Sahte ilişkimizden nefret ettim, çünkü sahteydi çıkışı,
  • Toplantı masasında şapşik şapşik bakışmaları,
  • Senin Fanboy’un olmak istiyorum, demesi,
  • Duk Mi’nin sır tutmamaya karar vermiştik rahatça ağla diyerek eve gitmesine mani olması,
  • Duk mi’nin silüetinden resmini çizdirmesi, oradaki incili kız göndermesi ve sonra bunu doğum günü hediyesi olarak vermesi,

 

Sevdiğim sahnelerdi.
****

Dizide en hayret ettiğim Ryan’ın Duk Mi’nin Cha Si An hayranlığını bir abi genişliğinde karşılamasıydı. Hatta doğum günü hediyesi olarak Cha Si An’ı vermesi Omg! 😀
Lee Sol’ün Ryan’ın annesi çıkması ve
Cha Si An’ın her şeyi biliyor olması aklımda kalan diğer ayrıntılardı.

Her Private Life Final kısmına gelirsem;

Çocuğun nerede kaybolduğu belliyken, Duk Mi’nin annesinin polise haber vermeden çocuğa sahip çıkması, Ryan’ın gerçek annesininse onu asla bulamaması, yani ne bileyim biraz şeydi. Hahah! En azından bu kanlı geçmiş yüzünden boşuna ayrılıklar, saçma krizler yaşanmadan mutlu sona erdik. Senin mutluluğunu resmetmek istiyorum diyerek yapılan evlenme teklifi enfesti.

Ve son olarak;

Duk Mi’yi çok güzel giydirdiler.

Küpelerini ayrıca merceğime aldım.

Söyleyeceklerim bu kadar.
Söz sizde; böyle yazmaya devam edeyim mi?